MEHMET YAYLA İLE SÖYLEŞİ...
Bu iş bir ekip işidir, bu iş bir inanç işidir, bu iş bir öz güven işidir. İnsan işini severse başarı ardından gelir. " Bu veciz çıkarımla değer buluyordu Mehmet YAYLA 'nın dün- bugün yarın üçlemesinde otuz yıllık KİLİM gerçeği... Ayakkabı boyacılığı yapıp şemşamer sattığı dönemlerden, zooloji okuduğu üniversite yıllarına ve nihayet KİLİM MOBİLYA A.Ş.'nın Yönetim Kurulu Başkanlığına değin uzanan süreçte hep ekip ruhu, inanç ve özgüven başarıyı getirmişti. Kendisine ve mensubu bulunduğu KİLİM ailesine. Zorlanmıştı üniversitede kalıp öğretim görevlisi olmak mı? Yoksa memlekete dönüp aile şirketinin başına geçmek mi? tercihini yaparken ancak bugün sanırım yine aynı kararı verirdim diyebilecek kadarda ardında durmakta yaptığı işin. Ve bugüne kadar en büyük desteği ailesinden gördüğünün de altını çiziyor hep önemle... İşte yaşamından çok kısa anekdotlar aktardığımız Yönetim Kurulu Başkanımız Mehmet YAYLA ile siz KİLİMCE okuyucuları için yaptığımız kısa söyleşimizden dağarcığımızda kalanlar.

KİLİMCE: Efendim sizce de mahsuru yoksa söyleşimizi tümden gelim metodu ile başlatmak istiyoruz. Yani en son soruyu başta sorarak sohbetimize başlamak ve diğer bütün soruları açacağımız bu yoldan ilerletmek dileğimiz ne dersiniz. Sakıncası var mı?
M. YAYLA: Elbette yok rahat olun nasıl arzu ederseniz o şekilde yürütelim...
KİLİMCE: Her zamanki gibi yine müşfik ve hoş görülüsünüz sağ olun. Efendim Mobilya sektörü ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Kısa bir değerlendirme yapabilir misiniz? Sektörde tutunup kalıcı olmak ve büyümenin anahtarı nedir?
M.YAYLA: Emek verdiğiniz sektör yani mobilya sektörü insan hayatı için önemli. Kaliteli ürün yaparsanız hizmet verdiğiniz tüketici kaliteli bir hayat sürer. Müşteri memnuniyetini ön planda tutarak ve kaliteden ödün vermeden üretim yapmak, pazar payınızı artırdığı gibi ihracatınıza da ivme kazandıracaktır. AB tartışmalarının yapıldığı günümüzde ürün kalitemizle Avrupa'yı bir baştan bir başa fethetmek bizim yapacağımız çalışmaların temel hedefidir. Sonuçta insan yaptığı işi severse başarıda arkasından gelir. Bu iş bir ekip ve inanç işidir. Bu iş bir öz güven işidir. Ekibiniz iyi çalışıyorsa AR- GE ve tasarım birimi başarılı ürünlere imza atıyorsa, siz ve sizi temsil edenleriniz daima en iyinin arayışı içindeyse sonuçta başarı mutlaktır. Bütün bunların sonucu olarak da kalıcı olmak, büyümek ve uluslararası bir hüviyet kazanmak an meselesidir. Bizler Kilim Mobilya olarak bunu yıllardır uyguladığımız ve başardığımız inancındayız. Ancak sektörün geleceği adına gelecek için ÇİN faktörünü çok iyi değerlendirip, doğru analizler yapıp, doğru kararlar almalıyız. Öte yandan Avrupa Birliğinin eşiğinde durduğumuz şu günlerde bütün sektör temsilcilerinin 'kurumsallaşmasını, markalaşmasını tamamlayıp üretimde verimliliği artırıcı ve rekabet gücünü yükseltici önlemleri almaları gerektiği kanısındayım.
KİLİMCE: Pekii bütün bu söyledikleriniz doğrultusunda Kilim Mobilya olarak bizler neler yapacağız ? Geldiğimiz nokta hedeflediğimiz nokta mı ? Yoksa daha yapacaklarımız çok mu?
M.YAYLA: Peşinen söylemek gerekirse hedeflediğimiz nokta çok farklı. Bu gün geldiğimiz nokta hedeflediğimiz nokta nihai hedefimiz değil. Olsa olsa nihai hedefimizin bir basamağıdır. Üretimde elde edilen kalite standartlarını alınan TSE belgeleriyle, yönetim sistemimizdeki gelişmelerimizi ISO 9001 belgesi ile ispatladık. Biz ülke dışında da başarılı olmak ve ürettiğimizin %30 unu ihraç eden bir firma olmak istiyoruz. Hedefimiz 5-10 milyon dolar değil, yılda 30 milyon doların üzerinde ihracat yapabilen bir kuruluş olabilmek. İstanbul Sanayi odasınca her yıl düzenlenen 1000 büyük sanayii kuruluşu sıralamasında 599. sırada yer aldık. Bu bir başlangıçtı, şimdilerde Kayseri Organize Sanayii genişleme alanında Türkiye'nin 2. büyük modüler mobilya fabrikasını kurmaktayız tesisimiz tamamlanmak makine montajları bitmek üzere çok yakında üretime geçeceğiz. Günlük 16.000.m2 panel mobilya üretebilecek konuma geleceğiz. Sağlayacağımız 300 kişilik ek istihdamla çalışan sayımızı 1500'e çıkartacağız. Bütün bu gelişmeler hem Kilim ailesi hem de Türk ekonomisi için çok ciddi katma değerler oluşturacak gelişmeler.
KİLİMCE: Gerçekten de anlattığınız gelişmeler hem gurur hem de geleceğe dair umut verici. Peki bu günlere gelirken yaşanan süreçte ülke olarak yaşadığımız ciddi ekonomik badireleri nasıl atlattık. Örneğin 2001 yılında bütün ülkeyi derinden yaralayan ciddi bir kriz yaşandı bu ülkede sizler nasıl bir tutum izlediniz bu süreçte?
M. YAYLA: Gerçekten 2001 yılında başlayan ve uzunca bir süre devam eden ekonomik krizde bile bizler yatırımlarımızı sürdürdük. O tarihlerde herkes dövizle borçlanmıştı. Bizde bayağı borçluyduk. Yeni makineler gelmişti, yeni arsalar almıştık. Ama Rabbime şükürler olsun ki bizler bu hengâmeyi kazasız belasız atlattık. Kapasitemizi artırdık. AR-GE Tasarım departmanımız sürekli araştırmalar
Yeni ürün konseptleri geliştirdik, ürün gamımızı zenginleştirdik. Yani mesai arkadaşlarımızla, tedarikçilerimizle geceli gündüzlü çalışarak bu günlere geldik. 300 m2 kapalı alanla başladık bu gün yeni fabrika ile 100.000 7 kapalı olmak üzere 600.000 m2 de üretim yapacağız. Ayrıca gerek kendi ihtiyaçlarımızı gerekse piyasadaki ihtiyaçlara cevap vermek adına ayda 45.000 m3 kapasiteye sahip YAYSÜN sünger fabrikasını kurduk. Bugün bu tesisi de 70 çalışanımızla 12.000 m2 alanda ortalama 30.000 m3 üretim yapıyoruz.
KİLİMCE: Sn. YAYLA dilerseniz birazda Mehmet YAYLA kimdir bu aşamaya gelinceye kadar neler yaşadı bunlara değinelim. Kısaca sizi biraz tanıyalım.
M. YAYLA: Zooloji okuyup sanayici olmuş, okul hayatı boyunca hep çalışmış ayakkabı boyacılığından, şemşamer satmaya kadar birçok iş denemiş ve lise yıllarından bu güne hep mobilya sektörünün içinde olmuş bir insanım. Üniversiteyi bitirdikten sonra ağabeylerimin kararı ile aile şirketinin başına geçtim. Hayatta en büyük desteği başta onursal başkanımız İsmail YAYLA Bey olmak üzere ailemden gördüm. İşle ilgili aldığım her kararda onların candan ve yakın desteğini hep hissettim. Bundan aldığımız güçledir ki bugün yurt çapında bayii ağını kurup sürekli geliştirebilen, müşteri memnuniyetini ön planda tutup kaliteden ödün vermeyen ihracatta başarıyı hedefleyen ve marka kimliğine haiz olmuş bir kurumun Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmaktayım.
KİLİMCE: Efendim gerek sorumluluklar ve gerekse misyonu açısından gerçekten hiçte kolay olmayan bir konumunuz var. Allah yardımcınız olsun. Dileriz çalışmalarınız aynı hız ve verimlilikte daha uzun yıllar devam eder. Söyleşi için teşekkür ederiz.
M.YAYLA: Ben de size başarılar diliyorum arkadaşlar. İnşallah KİLİMCE 'nin yayın hayatı da Kilim Mobilya 'nın ki gibi istikrarlı ve verimli olur... |